# UPC ve EPO'da Buluş Basamağı (Inventive Step) Yaklaşımlarının Karşılaştırılması: Uyum ve Farklılıklar

Kaynak: https://www.patentraporu.com/article/upc-ve-epo-da-bulus-basamagi-inventive-step-yaklasimlarinin-karsilastirilmasi-uy
Yayın: Patent Raporu · 2026-03-10

> 1 Haziran 2023 tarihinde Birleşik Patent Mahkemesi (bundan sonra UPC olarak belirtilecektir) ve Üniter Patent sisteminin devreye girmesi, Avrupa patent sisteminde tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye'de bu makalenin kaleme alındığı tarih itibariyle her biri ayrıca Avrupa patent vekili olan 20'ye yakın UPC vekili bulunmaktadır. Umarız bu sayı, Avrupa patent vekili sayımız ile birlikte yıllar içerisinde daha da artacaktır. Rahmetli Erkan Sevinç'in de ülkemizdeki ilk UPC vekillerinden birisi olması, bu alandaki öncü çabalarının değerli bir göstergesidir. 

Avrupa Birliği düzeyinde patent uyuşmazlıklarının çözümüne yeni bir perspektif kazandıran Birleşik Patent Mahkemesi (UPC), ilk kararlarıyla birlikte Avrupa patent pratiğinde nasıl bir içtihat inşa edeceği konusunda önemli sinyaller vermeye başladı. Özellikle buluş basamağı (inventive step) kriterine yaklaşımı, Avrupa Patent Ofisi (EPO) uygulamaları ile ne ölçüde örtüştüğü bakımından dikkat çekmektedir.

**EPO’nun Yaklaşımı: Problem-Çözüm Yöntemi**

EPO tarafından çok uzun yıllardır uygulanan problem-solution approach (sorun-çözüm yaklaşımı), buluş basamağının objektif ve tutarlı şekilde değerlendirilmesini sağlamaktadır. Bu yöntem genel hatlarıyla üç temel adımı içermektedir:

1.	En yakın bilinen tekniğin (closest prior art) belirlenmesi,
2.	Buna kıyasla ortaya çıkan objektif teknik problemin formüle edilmesi,
3.	Çözümün, ilgili teknik alandaki ortalama bilgiye sahip kişi (skilled person) açısından aşikâr (obvious) olup olmadığının değerlendirilmesi.

Bu yaklaşım EPO içtihatlarında yıllar içinde oturmuş ve başvuru sahipleri ile vekiller açısından öngörülebilir bir sistem haline gelmiştir.

**UPC’de Yeni ve Esnek Yaklaşım**
UPC kararlarında, EPO’daki sıkı sistematiğe kıyasla daha esnek ve dava bağlamına özgü bir değerlendirme tarzı benimsenmiştir. Örneğin Sanofi v. Amgen (UPC_CFI_505/2024) kararında açıkça belirtildiği gibi, problem-solution yaklaşımı EPC’de zorunlu olmadığı için mahkeme tarafından “tek yol” olarak görülmemektedir.

Bu dava sonucunda UPC’nin dört aşamalı değerlendirme sistemi öne çıkmaktadır:

1.	Problemin Belirlenmesi: Teknik problem, doğrudan başvuru dokümanları temel alınarak formüle edilir. EPO'dan farklı olarak önce teknik belge (prior art) analizi yapılmaz.

2.	Gerçekçi Başlangıç Noktaları: Buluş basamağı değerlendirmesi, uzman kişinin dikkate alabileceği herhangi bir makul başlangıç noktasından yapılabilir. Tek bir “en yakın belge” şartı aranmaz.

3.	Motivasyon ve Teşvik: Uzman kişinin bu çözümü neden deneyeceği, buna yönelip yönelmeyeceği sorgulanır.

4.	Beklenen Başarı: Uygulamada karşılaşılabilecek teknik zorluklar dikkate alınarak, çözümün öngörülebilir olup olmadığı değerlendirilir.

**Usuli Farklılıklar ve Delil Değerlendirmesi**
Diğer yandan unutulmaması gereken bir nokta da UPC’nin aslında bir mahkeme olması nedeniyle EPO’ya kıyasla daha usule dayalı bir süreç yürütüldüğüdür:

- Delil Yükü: İddiaların teknik uzman görüşleriyle (expert evidence), kullanım verileri ve gerekirse ticari başarı gibi ikincil göstergelerle (secondary indicia) desteklenmesi beklenmektedir.

- Katı İspat Yükümlülüğü: Davalı tarafın ileri sürdüğü buluş basamağı itirazlarını somut ve kapsamlı biçimde gerekçelendirmesi gerekir (örneğin Franz Kaldewei v. Bette kararı).

- Gerçeklik Denetimi: Hindsight (olay sonrası bilgiyle değerlendirme) etkisinden kaçınılması gerektiği vurgulanmaktadır.

**Güncel Eğilim: EPO Yaklaşımına Yakınlaşma**
Diğer yandan UPC içerisinde henüz bir bütünlük olmadığı görülmektedir, 2024 tarihli Edwards LifeScience v. Meril (Munich Local Division) kararında, mahkeme EPO’nun klasik problem-solution yöntemini açıkça benimsemiş ve bunun hukuki öngörülebilirliği arttırdığını belirtmiştir. İlgili kararda, bu yaklaşımın UPC içtihatları ile EPO kararları arasında daha fazla uyum sağlama aracı olduğu vurgulanmıştır.

**Sonuç: Dönüşen Ama Temelde Uyumlu Bir Yapı**
UPC içtihatları henüz oluşum aşamasındadır. Ancak genel izlenim, EPO’nun yaklaşımı ile büyük ölçüde örtüşen, dava özelinde esneklik gösteren bir yapı olduğu söylenebilir. Önümüzdeki dönemde özellikle Court of Appeal (Temyiz Dairesi) kararlarıyla bu sistematik daha netleşecektir diye düşünüyoruz.

KAYNAKÇA
- Sanofi v. Amgen, UPC_CFI_505/2024
- Franz Kaldewei v. Bette, Düsseldorf Local Division
- Edwards Lifesciences v. Meril, Munich Local Division
- EPO Guidelines for Examination, Part G, Chapter VII
- [https://blog.ipappify.de/ep-3-666-797-b1-diverging-decisions-in-first-instance-between-the-epo-od-and-the-upc-cd-munich](https://blog.ipappify.de/ep-3-666-797-b1-diverging-decisions-in-first-instance-between-the-epo-od-and-the-upc-cd-munich)

- Kaynak: [Kaynakça](https://blog.ipappify.de/ep-3-666-797-b1-diverging-decisions-in-first-instance-between-the-epo-od-and-the-upc-cd-munich)
🔗 Kaynak: Kaynakça
