Patent Süreçlerinde Aşırı Yapay Zeka Kullanımının Riskleri

· Patent Raporu

Uzman Thorsten Bausch, patent süreçlerinde yapay zekanın aşırı kullanımının hukuki risklerini ve teknik tehlikelerini değerlendiriyor.

Yapay Zeka Kullanımında Patent ve Hukuk Riskleri

Fikri mülkiyet uzmanı Thorsten Bausch, patent başvurusu hazırlama ve hukuki süreçlerde yapay zekanın "aşırı" kullanımına dair önemli uyarılarda bulundu. Yapay zeka araçlarının hız kazandırmasına rağmen, doğru denetim yapılmadığında patent başvurularının reddedilmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Bausch, dünyadaki gelişmelerin işlem kapasitesinden daha hızlı ilerlediğini vurgularken, AI tarafından üretilen içeriklerin teknik yeterlilik ve buluş basamağı kriterlerini karşılamada zafiyet yaratabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle karmaşık patent tarifnamelerinin yazımında AI kullanımı, hukuki boşluklar doğurabiliyor.

Yapay zekanın veri koruma ve gizlilik üzerindeki etkileri de tartışmanın bir diğer parçasını oluşturuyor. Uzmanlar, yapay zekayı bir yardımcı olarak kullanırken, nihai kararın ve teknik doğrulamanın mutlaka insan uzmanlar tarafından yapılması gerektiğini savunuyor.

İşte makalede belirtilen risklerin kısa özeti:

Finansal riskler:

Makale, yapay zekâya çok büyük miktarlarda yatırım yapıldığını, ancak bu yatırımların gerçekten geri dönüp dönmeyeceğinin belirsiz olduğunu söylüyor. Yazara göre bugün yaşanan büyüme bir patlama dönemi olabilir, fakat bunun bir balon olup olmadığı bilinmemektedir.

Çevresel riskler:

Makale, büyük dil modellerinin (LLM) çok yüksek enerji ve su tükettiğini belirtiyor. Yeni veri merkezlerinin elektrik şebekesi üzerinde baskı oluşturduğu, çevredeki sıcaklığı artırabildiği ve özellikle yoğun kullanımın ciddi çevresel sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.

İnsan düşünme becerilerinin zayıflaması riski:

Makale, aşırı yapay zekâ kullanımının insanların eleştirel düşünme kapasitesini azaltabileceğini aktarıyor. Örnek olarak gösterilen çalışmaya göre ChatGPT kullanan kişiler daha düşük zihinsel katılım göstermiş ve zamanla daha tembel davranarak kopyala-yapıştır yapmaya daha fazla yönelmiştir.

Yanlış sonuçlar üretme riski:

Makale, büyük dil modellerinin gerçeği esas almadığını, metinler üzerinden olasılıksal cevaplar ürettiğini söylüyor. Bu nedenle sistemlerin ürettiği cevaplar yaratıcı ve bağlama bağlı olabilir, fakat aynı zamanda güvenilmez olabilir; bu yüzden insan denetimi zorunludur.

İnternetin “slopification” ile kirlenmesi riski:

Makale, yapay zekânın anlamlı biçimde tüketebileceğimizden çok daha fazla içerik üretebildiğini ve bunun interneti spam, anlamsız içerik ve clickbait ile doldurduğunu söylüyor. Yazar, bunun interneti bilgi ve kültür alanı olmaktan çıkarıp dijital bir çöplüğe dönüştürme tehlikesi taşıdığını belirtiyor.

Gerçek kişilere zarar verebilecek içerik üretimi riski:

Makale, yapay zekânın gerçek kişilerin izni olmadan saygısız ve zararlı görseller üretmeyi kolaylaştırdığını söylüyor. Bu durum, bireylerin itibarına ve mahremiyetine zarar verebilecek bir risk olarak sunuluyor.

Özel pratikte, patent vekilliğinde hata yapma riski:

Makale, patent alanında yapay zekâya körü körüne güvenmenin yanlış sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor. Ayrıca Avrupa Patent Vekillerinin, yapay zekâ kullanırken doğruluk, dürüstlük, gizlilik ve müvekkil menfaatini koruma yükümlülüklerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor. (Bkz: epi kılavuzu)

Gizlilik riski, yayımlanmamış patent başvurularında veri sızması riski:

Makale, yeni buluşların açık internet bağlantılı arama motorlarına veya genel amaçlı yapay zekâ araçlarına prompt olarak verilmesinin tehlikeli olduğunu söylüyor. Çünkü bu bilgiler eğitim verisi olarak kullanılabilir, başka yerlerde tekrar ortaya çıkabilir veya web araması yoluyla dışarı sızabilir.

Araştırma ve inceleme sürecinde sızıntı riski:

Makale, Alman Patent ve Marka Ofisi’nin dış elektronik kaynaklar ve yapay zekâ uygulamaları kullanımına izin verdiğini, fakat bu kaynakların sınırlı kontrol altında olduğunu belirtiyor. Bu nedenle dikkat gösterilse bile yayımlanmamış başvurulardaki terimlerin, dizilerin, kimyasal yapıların veya metinlerin üçüncü kişilere erişilebilir hale gelmesi tamamen engellenememektedir.

Başvuru sahibinin riski üstlenmesi riski:

Makale, Alman Patent ve Marka Ofisi’nin riski açıkça başvuru sahibine yüklediğini söylüyor. Başvuru sahibi bu riski azaltmak istiyorsa, araştırma veya inceleme talebini başvurunun yayımlanmasından sonraya bırakmayı değerlendirebilir.

EPO’da uygunsuz AI kullanımı nedeniyle başvurunun erken sızması riski:

Makale, güvenilir bir kaynağa dayanarak bazı EPO inceleme uzmanlarının kişisel ChatGPT hesaplarını arama amacıyla kullandığını duyduğunu söylüyor. Yazar, böyle bir kullanımın başvurunun internete sızmasına yol açması halinde bunun başvuru sahibi açısından çok ciddi sonuçlar doğuracağını belirtiyor.

Patent ofislerinde kalite düşüşü riski:

Makale, yapay zekânın insan beyninin yerine geçecek veya ciddi zaman tasarrufu sağlayacak bir araç gibi görülmemesi gerektiğini savunuyor. Yazara göre işin makineye fazla devredilmesi, hem kalite hem de meslek profesyonelleri açısından kötü sonuçlanır.

Aşırı iş baskısının yapay zekâya aşırı bağımlılığı artırması riski:

Makale, daha az sayıda uzmanın daha fazla dosyayla ilgilenmek zorunda kalmasının, yapay zekâyı gereğinden fazla ve eleştirel süzgeç olmadan kullanma baskısı yarattığını söylüyor. Bu durum, bağımsız düşünmeyi ve dikkatli çalışmayı zayıflatabilir.

Kapalı sistem yerine internete açık sistem kullanımı riski:

Makale, yapay zekânın internete veri çıkışı olmayan kapalı sistemlerde (Kendi bilgisayarınızda) kullanılmasının mümkün olduğunu ve bunun standart haline gelmesi gerektiğini söylüyor. Buna karşılık internete açık sistemler, gizli patent verilerinin dışarı sızması bakımından risk yaratmaktadır.

EPO’nun AI-autoclose örneğinde kalite riski:

Makale, EPO’nun patent sınıflandırmasında kullandığı AI-autoclose sistemine ilişkin personel anketinde katılımcıların çoğunun kalite açısından memnun olmadığını (8. sayfa) aktarıyor. Bu örnek, otomatik yapay zekâ kararlarının uygulamada yeterli kaliteyi sağlamayabileceğini göstermektedir.

İnsan otoritesinin aşınması riski:

Makalenin sonuç kısmında, teknolojinin insanın yerini almaması gerektiği vurgulanıyor. Yazarın temel mesajı, karar yetkisinin yapay zekâya bırakılmaması ve insanın kendi otoritesini elden çıkarmamasıdır.

🔗 Kaynak: The Risks of Using (Too Much) Artificial Intelligence