Gün + Partners, 2024 Yılını Patent Açısından Değerlendiriyor

· Patent Raporu

Gün + Partners'ın perspektifinden 2024 yılında Türkiye'de ve globalde patent alanında yaşanan gelişmeler, dönüşümler ve gelecek beklentileri.

2024 yılı, patent hukukunda yargı yetkisi konularının önceki yıllara nazaran çok daha fazla ön plana çıktığı bir yıl oldu. Özellikle aynı Avrupa patentine dayanan uyuşmazlıkların farklı ülkelerde paralel davalara konu olması, mahkemelerin sınır ötesi yetkilerinin sınandığı ve hatta genişletildiği birçok dikkat çekici karara zemin hazırladı.

2023’te faaliyete geçen Birleşik Patent Mahkemesinin (UPC) 2024 yılı itibarıyla verdiği bazı kararlar, bu yeni sistemin yalnızca UPC’ye taraf ülkelerle sınırlı kalmayabileceğini düşündürdü. Özellikle, UPC mahkemeleri, EPC’ye taraf fakat UPC’ye taraf olmayan ülkeler - örneğin Birleşik Krallık veya Türkiye - bakımından da dolaylı yargı yetkisi kullanabileceklerine dair kararlar verdi.

UPC mahkemeleri, davaya konu ürünün Avrupa genelinde dağıtımı ya da zararın birçok ülkede hissedilmesi gibi kriterler üzerinden, UPC’ye taraf olmayan ülkelerle bağlantılı iddiaları da yargılama kapsamına dahil edebileceklerine işaret etti. Bu, hem iş dünyası hem de uygulayıcı hukukçular açısından yepyeni bir uygulama alanı yarattığı kadar birtakım belirsizlikleri de beraberinde getirdi.

Türkiye’de acaba UPC’nin yargı yetkisi Türk mahkemelerinin alanına uzanacak mı tartışmaları henüz başlamışken, Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan (ABAD) ezber bozan bir karar geldi.

ABAD, BSH v. Electrolux uyuşmazlığı kapsamında kendisine yönelyilen sorulara verdiği cevaplar ile bir Avrupa patentine dayanılarak açılan davalarda, Avrupa Birliği üyesi bir devlet mahkemesinin, patentin yalnızca kendi ülkesinde değil, Avrupa patentinin diğer tüm validasyonları bakımından da ihlalini inceleyebileceğine hükmetti. Bu kararın sınır ötesi delil toplama, savunma stratejileri ve özellikle kararların icrası bakımından birçok yeni tartışmayı beraberinde getireceği, ve yepyeni uygulama alanları açacağı aşikar.

Yargı yetkisine ilişkin bu yapısal dönüşümün dışında, 2024’te patent hukuku alanında dikkat çeken diğer gelişmelere baktığımızda ise bir kez daha karşımıza yapay zekayla oluşturulan buluşlar çıkmaktadır. Esasen bu hususta Avrupa patent ofisi, geçmiş yıllardaki tutumunu sürdürmektedir. Avrupa patent ofisinin yaklaşımına göre yapay zekâ tarafından yaratılan ancak insan başvuru sahipleri adına tescil edilmek istenen başvurular bakımından insan yaratıcı unsurunun varlığı zorunludur.

2024 yılında Standarda esas patentler (SEPs) ile adil, makul ve ayrımcı olmayan lisans koşulları (FRAND) arasındaki dengenin yeniden tanımlandığı davalar, özellikle Almanya ve Hollanda mahkemelerinde görüldü. Bu davalar, lisans müzakerelerinde tarafların ne ölçüde şeffaf olması gerektiğine dair kriterlerin şekillenmesine katkı sağladı.

Son olarak ABD ve Çin’deki gelişmelerin Avrupa'ya nasıl yansıdığına bakmakta da faydaolduğu düşünülmektedir. ABD’de “Enablement” standardının daraltılması, Avrupa’daki benzer başvuruların değerlendirilmesini dolaylı olarak etkilemiştir.