Bir Üniversite Patenti Nasıl Ticarileştirilir?

· Patent Raporu

Ege Üniversitesi'nin Dermalix patenti ile ticarileşme yolculuğu, teknoloji transferinin üniversite araştırmalarını somut ürünlere nasıl dönüştürebileceğini gösteriyor.

Bir Üniversite Patenti Ürüne Nasıl Dönüştü? Dermalix Vakası Üzerinden Patent Ticarileştirme Süreci

Bir üniversitede geliştirilen teknolojinin patent başvurusuna dönüşmesi önemli bir adımdır. Ancak patent başvurusu yapmak, teknolojinin pazara ulaşacağı anlamına gelmez.

Asıl zorluk, patent koruması ile başlayan süreci doğru kararlar, doğru pazar stratejisi, doğru şirketler ve doğru sözleşmelerle yönetebilmektir.

Ege Üniversitesi’nde geliştirilen Dermalix yara örtüsünün ticarileştirme yolculuğu, bu sürecin nasıl yönetilebileceğini gösteren kapsamlı örneklerden biri. Avrupa Patent Ofisi tarafından örnek teknoloji transferi vakalarından biri olarak seçilen Dermalix, üniversite laboratuvarında başlayan bir araştırmanın patent korumasına, yatırım alan bir spin-out şirkete, kurumsal ortaklığa ve eczane raflarına ulaşan bir ürüne dönüşmesini göstermektedir.

Dermalix vakasının en önemli özelliği, başarı hikayesinin yalnızca sonuca değil, sonuca ulaşmak için yönetilmesi gereken aşamalara dayanmasıdır. Bu süreç 7 yıl sürmüş, yoğun uzmanlık, şirket görüşmeleri, pazar araştırmaları, patent stratejisi, değerleme çalışmaları ve müzakereler gerektirmiştir.

Bu yazıda Dermalix vakasını adım adım inceleyerek bir üniversite patentinin ticarileştirme sürecinin nasıl yönetilmesi gerektiğini ele alıyoruz. Dilerseniz bu makalenin Patentiv platformunda yayınlanan orjinal İngilizce versiyonunu da buradan inceleyebilirsiniz.

1. Ticarileştirme Süreci Buluş Bildirimi ile Başlar

Dermalix, kamu tarafından desteklenen bir araştırma projesi kapsamında üniversitede geliştirildi. Üniversitenin fikri mülkiyet politikası uyarınca araştırmacılar, patentlenebilir olabilecek bir sonuç ortaya çıktığında buluş bildiriminde bulunmakla yükümlüydü. Araştırma ekibi tarafından hazırlanan buluş bildirim formu, teknolojinin teknoloji transfer ofisinin değerlendirme sürecine girmesini sağladı.

Bu ilk adım basit görünebilir. Ancak birçok üniversitede değerli teknolojiler, teknoloji transfer ofisinin bilgisi olmadan laboratuvarlarda kalabilmektedir.

Bir buluş bildirilmediğinde:

Bu nedenle etkili bir ticarileştirme sisteminin ilk şartı, düzenli ve işleyen bir buluş bildirim mekanizmasıdır. Teknoloji transfer ofisinin patent portföyü, kendisine ulaşan buluş bildirimleri kadar güçlüdür.

2. Her Buluş İçin Patent Başvurusu Yapılmamalıdır

Buluş bildirimi alındıktan sonra verilmesi gereken ilk kritik karar şudur: Bu teknoloji için patent başvurusu yapılmalı mı?

Dermalix için patent başvurusu yapılmadan önce yapılandırılmış bir go/no-go değerlendirmesi gerçekleştirildi.

Değerlendirme üç temel boyutta yapıldı:

Teknik değerlendirme

Teknolojinin gelişmişlik seviyesi, teknik uygulanabilirliği, yenilik özellikleri ve patent istemleriyle sağlanabilecek korumanın kapsamı incelendi.

Pazar değerlendirmesi

Potansiyel pazar büyüklüğü, teknolojinin sunduğu değer önerisi, rakip çözümler, pazardaki ihtiyaç ve faaliyet serbestliği değerlendirildi.

Strateji ve finans değerlendirmesi

Teknolojinin üniversitenin stratejisiyle uyumu, patent portföyündeki yeri, sürdürülebilirliği ve ticarileştirme için gerekli kaynaklar analiz edildi.

Bu çalışma yaklaşık beş hafta sürdü ve sonuçlar üniversitenin fikri mülkiyet ve ticarileştirme komitesine sunuldu. Komite, Dermalix’in üniversite tarafından desteklenmeye değer teknolojilerden biri olduğuna karar verdi. Bu aşamanın temel amacı yalnızca iyi teknolojileri seçmek değildir. Aynı zamanda sınırlı patent bütçesinin ve insan kaynağının doğru teknolojilere yönlendirilmesini sağlamaktır.

Bir üniversitenin her buluş için patent başvurusu yapması mümkün değil. Patent başvurusu, uluslararası koruma, yıllık ücretler, pazar araştırması ve ticarileştirme çalışmaları ciddi kaynak gerektirir. Bu nedenle go/no-go kararı, patent ticarileştirme sürecinin en kritik filtrelerinden biridir.

Ancak geleneksel yöntemlerle her teknoloji için haftalar süren analizler hazırlamak, geniş patent portföylerinde sürdürülebilir değildir. Çok sayıda buluş bildirimi alan teknoloji transfer ofislerinde, bazı teknolojiler değerlendirme kuyruğunda uzun süre bekleyebilir.

Patentiv, patentleri teknoloji, pazar ve risk boyutlarında analiz ederek portföyde hangi teknolojilerin gerçekten önceliklendirilmesi gerektiğini görünür hale getiriyor. Böylece haftalar süren değerlendirmeler daha hızlı, tutarlı ve karşılaştırılabilir bir yapıya kavuşuyor.

3. Patent İstemleri Ticarileştirme Stratejisinin Temelidir

Go/no-go kararından sonra patentlenebilirlik araştırmaları, önceki teknik araştırması, faaliyet serbestliği analizi ve rakip patentlerin incelenmesi başladı. Bu aşamadaki en önemli çalışmalardan biri patent istemlerinin hazırlanmasıdır.

Patent istemleri, buluşun hukuki koruma sınırlarını belirler. Patent belgesinde anlatılan her özellik otomatik olarak koruma altında değildir. Koruma kapsamı esas olarak istemler üzerinden belirlenir. Bu nedenle bir patent başvurusu hazırlanırken iki hedef arasında denge kurulmalıdır:

Çok dar hazırlanan istemler, rakiplerin küçük değişikliklerle patentin etrafından dolaşmasına (design-around) imkan verebilir. Aşırı geniş hazırlanan istemler ise patentlenebilirlik sorunlarıyla karşılaşabilir veya inceleme sürecinde ciddi biçimde daraltılabilir.

Dermalix patent başvurusunda, buluşun temel özelliklerini geniş biçimde koruyan, ancak savunulabilir bir istem seti oluşturulması hedeflendi. Bu çalışma yalnızca patent başvurusunun başarısı açısından değil, ileride yapılacak lisanslama görüşmeleri açısından da belirleyicidir.

Bir lisans alıcı şirket, yalnızca teknolojinin bilimsel niteliğine bakmaz. Patent korumasının kendi ürünlerini, pazarını ve rekabet avantajını ne ölçüde kapsadığını da değerlendirmek ister. Bu nedenle ticarileştirme başarısı, çoğu zaman lisanslama müzakeresinden yıllar önce, patent istemleri hazırlanırken şekillenir.

4. Uluslararası Patent Stratejisi Pazar Verilerine Dayanmalıdır

Dermalix için ilk olarak Türkiye’de bir rüçhan başvurusu yapıldı. Ardından PCT kapsamında uluslararası patent başvurusu gerçekleştirildi. PCT başvurusu, buluş sahibine çok sayıda ülkede patent koruması talep etme seçeneğini belirli bir süre boyunca açık tutar. Ancak PCT başvurusu tek başına tüm dünyada geçerli bir patent sağlamaz.

Belirli sürenin sonunda hangi ülkelerde ulusal veya bölgesel aşamaya geçileceğine karar verilmesi gerekir. Bu karar, patent ticarileştirme sürecinin en maliyetli ve stratejik kararlarından biridir.

Her ülkede patent başvurusu yapmak:

Bu nedenle ülke seçimi yalnızca teknoloji ekibinin beklentilerine göre yapılmamalıdır. Dermalix için ülke seçiminde şu veriler analiz edildi:

Bu analiz sonucunda ABD, Kanada, Rusya, Çin, Japonya, Güney Afrika, Brezilya, Avustralya ve Avrupa’da koruma elde edilmesine yönelik bir strateji oluşturuldu. Avrupa patenti, Avrupa patent sistemi kapsamında 36 ülkede valide edildi.

Dermalix vakasının bu aşamadaki temel dersi açıktır: Patent başvurusu yapılacak ülkeler, genel varsayımlara göre değil, ürünün pazarı, potansiyel satışlar, rakipler ve lisans alıcı şirketlerin faaliyet alanları dikkate alınarak seçilmelidir. Aksi halde üniversite, ticari önemi olmayan ülkelerde yüksek patent maliyetlerine katlanabilir veya önemli pazarlarda korumasız kalabilir.

5. İlk Pazara Çıkış Stratejisi Her Zaman Çalışmayabilir

Dermalix için başlangıçtaki plan, patent başvurusu yapılmış teknolojinin Türkiye’de veya uluslararası pazarda faaliyet gösteren bir yara bakım ürünleri üreten bir şirkete lisanslanmasıydı. Bu yaklaşım, üniversite teknolojileri için en yaygın ticarileştirme modellerinden biridir.

Lisanslama modelinde üniversite, patent haklarını tamamen devretmeden bir şirkete teknolojiyi kullanma yetkisi verebilir. Araştırmacılar bilimsel çalışmalarına devam ederken lisans alıcı şirket ürün geliştirme, üretim, sertifikasyon ve pazara erişim süreçlerini üstlenebilir. Ya da ilgili patent şirkete devir de edilebilir.

Dermalix için potansiyel lisans alıcı şirketlerin belirlenmesi aylar süren yoğun bir çalışma gerektirdi. Türkiye’de ve yurt dışında yara bakımı sektöründe çalışan yöneticilerle görüşmeler yapıldı. Şirketler ve eczaneler ziyaret edildi. Sektörel kümelerle iletişim kuruldu. Çeşitli konferanslara ve teknoloji etkinliklerine katılım sağlandı.

Bazı şirketler pazar araştırmaları sonucunda belirlendi. Bazı bağlantılar ise kişisel ilişkiler, konferans görüşmeleri ve doğrudan iletişim yoluyla bulundu. Bu çalışmalar sonunda önemli bağlantılar kuruldu. Ancak süreç yavaş, pahalı ve büyük ölçüde kişisel ilişkilere bağımlıydı.

Teknoloji transferi süreçlerinde çoğu zaman asıl darboğaz teknoloji değildir. Asıl darboğaz şunları bulabilmektir:

Bir şirketin teknolojiyle ilgilenebilecek olması yeterli değildir. O şirket içinde fikri mülkiyet, Ar-Ge, iş geliştirme veya açık inovasyon kararlarını veren doğru kişiye ulaşmak gerekir. O yüzden, Patentiv bu süreci üç farklı yönden desteklemektedir.

Böylece aylar sürebilecek şirket ve karar verici araştırması daha yapılandırılmış, tekrarlanabilir ve portföy ölçeğinde yönetilebilir hale gelir.

Ancak doğru şirketleri ve karar vericileri belirlemek, ticarileştirmenin yalnızca ilk aşamasıdır. Asıl doğrulama, bu şirketlerle görüşüldüğünde başlar. Dermalix vakasında da potansiyel lisans alıcı şirketlere ulaşılmış olmasına rağmen, teknolojiye yönelik ticari ilgi beklenen hızda oluşmadı.

Türkiye’deki bazı şirketler, kendi bünyeleri dışında geliştirilen bir teknolojiye mesafeli yaklaştı. Uluslararası ilaç ve medikal cihaz şirketleri ise olumlu in vitro ve hayvan deneyi sonuçlarına rağmen teknolojiyi çok erken aşamada değerlendirdi ve riskli buldu.

Şirketler, teknolojinin pazara hazır hale getirilmesi için gerekli geliştirme çalışmalarını üstlenmek istemedi. Büyük bir ilaç şirketinin Ar-Ge çağrısında son aşamaya kadar ilerleyen görüşmeler de lisanslama anlaşmasıyla sonuçlanmadı.

Böylece ekip, güçlü bir patent başvurusuna ve umut veren bir teknolojiye sahip olmasına rağmen lisans alıcı şirket bulamadı. Bu durum teknoloji transferinde sık karşılaşılan bir gerçeği göstermektedir:

İyi bir teknoloji ve güçlü bir patent, tek başına ticarileştirme başarısını garanti etmez.

Pazarın teknolojiye hazır olması, şirketlerin risk iştahı, ürünün geliştirme seviyesi ve doğru ticarileştirme modelinin seçilmesi de belirleyicidir. Dermalix ekibi ve TTO, bu noktada ilk stratejide ısrar etmek yerine yeni bir yola yöneldi. Teknolojinin bir spin-out (ya da spin-off terimi de kullanılabilir) şirket üzerinden geliştirilmesi gündeme geldi. Bu stratejik esneklik, ticarileştirme sürecinin devam etmesini sağladı.

6. Teknolojinin Değeri Doğru Anlatılmalıdır

Dermalix’in ticarileştirme sürecindeki önemli dönüm noktalarından biri, bir girişim hızlandırma programına katılması oldu.

Dermalix ekibi bu programda en başarılı ekip olarak seçildi. Bu görünürlük, teknolojinin bir spin-out şirket üzerinden ticarileştirilmesi fikrini güçlendirdi. Ancak hızlandırma programları, yatırımcı görüşmeleri ve kamu destek başvuruları için teknolojinin yalnızca bilimsel olarak açıklanması yeterli değildi.

Teknolojinin kısa, anlaşılır ve ikna edici biçimde sunulması gerekiyordu.

Bu amaçla Dermalix için bir teknoloji tanıtım dokümanı (patent-pitch) hazırlandı.

Dokümanda şu unsurlara yer verildi:

Bu tür dokümanlar, bilimsel bir çalışmayı ticari karar vericilerin anlayabileceği dile dönüştürür. Bir araştırmacı teknolojiyi teknik özellikleriyle anlatabilir. Ancak yatırımcı veya şirket yöneticisi, teknolojinin hangi problemi çözdüğünü, mevcut çözümlerden neden daha iyi olduğunu ve nasıl gelir yaratabileceğini anlamak ister.

Bu nedenle iyi bir teknoloji sunumu, patent ticarileştirme sürecinin temel araçlarından biridir. Patentiv, patent verileri, istem bileşenleri, teknoloji geliştirme seviyesi, potansiyel uygulama alanları ve pazar bilgilerini kullanarak profesyonel teknoloji sunumlarının 2 dakika içerisinde otomatik olarak hazırlanmasını sağlıyor. Bu özellik, özellikle geniş patent portföylerini fuarlarda, yatırımcı görüşmelerinde veya lisanslama süreçlerinde kullanmak isteyen kurumlar için çok önemli.

7. Patent Değerleme, Yatırım ve Lisanslama Görüşmelerini Somutlaştırır

Dermalix için girişim sermayesi gündeme geldiğinde görüşmeler teknik özelliklerden finansal beklentilere yöneldi. Yatırımcıların teknolojiyi değerlendirebilmesi için kapsamlı bir teknoloji ve pazar analizi hazırlandı.

Bu çalışma kapsamında:

İki girişim sermayesi şirketi Dermis Pharma’yı ayrıntılı inceleme sürecine aldı. Şirketler değerlendirmelerinde ekip, ölçeklenebilirlik, pazar potansiyeli, çıkış imkanı, fikri mülkiyet koruması ve yatırım getirisi gibi kriterleri kullandı. İnceleme sonunda yatırım şirketlerinden biri sürece devam etti ve yatırım anlaşması imzalandı. Bu aşama, patent değerlemenin neden önemli olduğunu göstermektedir. Patent değerleme yalnızca patent için tek bir parasal rakam üretmek değildir.

Doğru bir değerleme çalışması:

Değerleme sonucunun dayandığı varsayımlar açık değilse, ortaya çıkan rakam yatırımcı veya lisans alıcı şirket açısından ikna edici olmayabilir. Patentiv’in değerleme modülü, Relief-from-Royalty yöntemini hukuki, teknik, pazar ve iş boyutlarındaki yapılandırılmış değerlendirmelerle destekler. Patentiv, patent skoru, optimum royalty oranı, net bugünkü değer ve risk analizleri üretir. Kullanılan girdilerin, varsayımların ve hesaplamaların görülebilir olması, değerleme sonucunun yatırımcı veya lisans alıcı şirket karşısında savunulabilmesini kolaylaştırır.

8. Ticarileştirme Stratejisi Gerektiğinde Değişebilmelidir

Dermalix ekibi, şirketin kurulması ve yatırım alınmasının ardından teknolojiyi kendi kaynaklarıyla üretme ve pazara sunma stratejisine yöneldi. Bu yaklaşım, ekibin teknoloji üzerindeki kontrolünü koruması ve ürünün doğrudan kendi şirketi üzerinden ticarileştirilmesi açısından güçlü bir seçenek olarak değerlendirildi.

Ancak süreç ilerledikçe medikal bir ürünün üretimi, regülasyon süreçlerinin tamamlanması, CE belgesinin alınması, satış organizasyonunun kurulması ve ürünün pazara yayılması için yüksek miktarda yatırım gerektiği görüldü. Bu faaliyetlerin yalnızca bilimsel ve teknik yetkinlik değil, güçlü üretim altyapısı, düzenleyici süreç deneyimi, satış ağı ve uzun vadeli finansman kapasitesi gerektirdiği anlaşıldı.

Dermalix ekibi bu nedenle kendi üretim ve satış stratejisinde ısrar etmek yerine yeniden lisanslama ve patent devri seçeneklerine yöneldi. Teknolojiyi gerekli ölçekte üretebilecek, regülasyon süreçlerini yönetebilecek ve ürünü pazara taşıyabilecek potansiyel lisans alıcı şirketlerle görüşmeler başlatıldı.

Yapılan değerlendirmeler ve müzakereler sonucunda Abdi İbrahim ile iş birliği yapılmasına karar verildi. Bu anlaşmayla birlikte üniversitede geliştirilen teknoloji, onu geliştirme ve pazara taşıma kapasitesine sahip büyük bir ilaç şirketinin altyapısıyla buluştu ve patent ticarileştirme süreci tamamlandı.

İşlem yalnızca patent haklarıyla sınırlı kalmadı. Dermalix markasına ilişkin haklar da şirkete devredildi. Bu durum, başarılı bir teknoloji transferinde yalnızca patentlerin değil, ürünün pazardaki kimliğini ve ticari bütünlüğünü oluşturan diğer fikri mülkiyet haklarının da önemli rol oynadığını göstermektedir.

Patent teknolojinin hukuki temelini oluştururken, marka hakkı ürünün pazarda tanınmasını ve ayırt edilmesini sağlar. Bu nedenle teknoloji transferi planlanırken patentler, markalar, teknik bilgi birikimi, regülasyon dosyaları ve ürünle bağlantılı diğer fikri varlıklar birlikte değerlendirilmelidir.

Dermalix vakasının bu aşamadaki en önemli dersi şudur: Başarılı ticarileştirme, başlangıçta seçilen stratejiye bağlı kalmak değil, teknolojinin ihtiyaçlarına göre doğru zamanda doğru ticarileştirme modeline geçebilmektir.

9. Ticarileştirme Süreci Çok Sayıda Sözleşmenin Birlikte Yönetilmesini Gerektirir

Dermalix’in ticarileştirme sürecinde çok sayıda hukuki belge ve sözleşme hazırlandı.

Bunlar arasında:

Daha sonra Türkiye’nin büyük ilaç şirketlerinden Abdi İbrahim’in sürece dahil olmasıyla yeni bir kurumsal ortaklık yapısı oluşturuldu. Yapılan anlaşmada sorumluluklar taraflar arasında ayrıştırıldı.

Dermalix teknolojisini geliştiren ve buluşçular tarafından kurulan Dermis Pharma şirketi, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine odaklanırken, kurumsal ortak üretim ve pazara erişim süreçlerini üstlendi. Bu aşamada kurumsal ortağı ikna eden unsur yalnızca bilimsel sonuçlar değildi. Geniş coğrafi kapsama sahip, iyi yapılandırılmış patent koruması iş birliğinin temel unsurlarından biri oldu.

Başka bir ifadeyle patent, yalnızca teknolojiyi koruyan bir belge değil, anlaşmanın yapılmasını mümkün kılan ticari varlıktı.

Patent ticarileştirme süreçlerinde analiz, değerleme, term sheet ve sözleşmelerin farklı araçlarda ve birbirinden kopuk biçimde hazırlanması, hem bilgi kaybına hem de aynı çalışmaların tekrar tekrar yapılmasına yol açar. Patentiv, patentin platforma kaydedilmesinden istem analizine, potansiyel lisans alıcı şirketlerin belirlenmesinden değerlemeye, term sheet hazırlığından lisans sözleşmesine kadar tüm süreci tek ve bütünleşik bir iş akışında bir araya getirir. Böylece her aşama bir önceki analizin üzerine kurulur, süreç daha hızlı, tutarlı ve izlenebilir hale gelir.

Sonuç: Dermalix Vakası Bize Ne Öğretiyor?

Dermalix yara örtüsü CE sertifikası aldı ve 2021’de Türkiye’de eczane raflarına ulaştı. Dermis Pharma, ilaç ve kozmetik sektörlerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerini sürdüren bir şirket haline geldi. Dört buluşçu da araştırmacı olarak çalışmalarına devam etti.

Bir üniversite laboratuvarında geliştirilen teknoloji, patent koruması, spin-out şirket, girişim sermayesi yatırımı, kurumsal ortaklık ve pazara çıkan bir ürüne dönüştü. Ancak bu başarı kendiliğinden ortaya çıkmadı.

Bu süreç:

Dermalix’in yolculuğu, başarılı patent ticarileştirmenin doğrusal bir süreç olmadığını, gerektiğinde lisanslama, spin-out, yatırım ve patent devri gibi farklı modeller arasında geçiş yapılmasını gerektirdiğini gösteriyor.

Patent ticarileştirme süreci çalışır, ancak geleneksel yöntemlerle çok yavaş, manuel ve uzman bağımlı olduğu için geniş patent portföylerine uygulanması zordur.

Her üniversite patentinin ticarileşmesi mümkün değildir. Ancak her patent sistematik biçimde değerlendirilmeli, doğru pazarlarla eşleştirilmeli ve gerçek şirket geri bildirimleriyle test edilmelidir.

Teknoloji transfer ofislerinin başarısı yalnızca kaç patent başvurusu yaptıklarıyla değil, patentleri ne kadar sistematik biçimde değerlendirdikleri, doğru şirketlerle ne kadar hızlı bağlantı kurdukları ve ticarileştirme sürecini ne kadar iyi yönettikleriyle ölçülmelidir.

Patentiv, go/no-go değerlendirmesi, istem analizi, potansiyel ihlal ve ürün analizi, lisans alıcı şirketlerin belirlenmesi, karar vericilerin iletişim bilgilerinin bulunması, patent tanıtım dokümanının hazırlanması, patent değerleme, term sheet ve lisans sözleşmesi süreçlerini tek bir platformda bir araya getirerek ticarileştirme yolculuğunun daha hızlı, ölçülebilir ve ölçeklenebilir biçimde yönetilmesini sağlıyor.

Bu sürecin Patentiv ile nasıl daha kolay ve etkin yönetilebileceğini görmek için buradan demo görüşmesi randevusu alabilirsiniz.

🔗
cal.com

Patentiv Demo Görüşmesi - Randevu Linki

cal.com
Kaynağa Git →