Ankara Patent, 2025 Yılını Patent Açısından Değerlendiriyor
· Patent Raporu
Ankara Patent'in perspektifinden 2025 yılında Türkiye'de ve globalde patent alanında yaşanan gelişmeler, dönüşümler ve gelecek beklentileri.
2025 yılında inovasyon faaliyetlerinin güçlü biçimde sürdüğü ve özellikle bilgisayar teknolojileri, dijital iletişim ve enerji teknolojileri alanlarının yılın başlıca odak alanları arasında yer aldığını belirtmek gerekir. Bununla birlikte, 2025 yılında küresel ekonomik belirsizliklere rağmen raporda yer alan bilgilerle de desteklendiği üzere Türkiye’de ve Avrupa Patentleri’nde başvurularda artış olduğu gözlenmiştir.
Öne Çıkan Alanlar:
2025 yılında yapay zekâ ve özellikle üretken yapay zekâ alanındaki patent başvuruları belirgin bir artış göstermiştir. Bu gelişme, yazılım temelli buluşların korunmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşımıştır.
Yapay zekâ ile birlikte 2025 yılında öne çıkan bir diğer başlık kuantum teknolojileri olmuştur. Yıl sonu verileri, bu alandaki patent faaliyetlerinin geçici bir artıştan ziyade istikrarlı bir büyüme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Özellikle kuantum hesaplama, Avrupa Patent sistemi içinde daha görünür ve stratejik bir konuma yerleşmiştir.
Dijital iletişim ve enerji teknolojileri de dikkat çekmeye devam etmiştir. Avrupa Patent Ofisi (EPO) verileri, dijital iletişimdeki ivmenin sürdüğünü, enerji ve batarya teknolojilerinin ise sürdürülebilirlik odağını daha somut bir patent alanına dönüştürdüğünü ortaya koymaktadır.
SEP/FRAND Alanında Öne Çıkan Gelişmeler:
2025 yılında SEP/FRAND alanındaki gelişmeler, yeni bir maddi hukuk rejiminden ziyade düzenleyici belirsizlik ve yargısal yoğunlaşmanın eş zamanlı derinleşmesiyle şekillenmiştir. Avrupa Komisyonu, 2023 tarihli SEP Tüzüğü teklifini “öngörülebilir bir anlaşma bulunmadığı” gerekçesiyle geri çekmiş ve bu durum alandaki regülasyon boşluğunu sürdürmüştür. [1]
Buna karşılık, özellikle Birleşik Krallık yargısı küresel FRAND lisans şartlarının belirlenmesinde merkezi rolünü korumuştur. Tesla v InterDigital [2] davasında, lisans tekliflerinin adil ve makul olup olmadığının ulusal mahkemelerde değerlendirilmesinin kapsamı tartışılmıştır. Optis v Apple kararında [3] ise küresel lisansın kapsamı, ücretlendirme yöntemi ve taraflar arasındaki müzakere dengesi ele alınmıştır.
Aynı dönemde EPO verileri, patentler ile teknik standartlar arasındaki ilişkinin güçlendiğini göstermektedir. Özellikle hızlı gelişen alanlarda araştırma raporlarının yaklaşık %70’inde standart geliştirme kuruluşlarına yapılan atıflar yer almakta; bu durum SEP/FRAND tartışmalarının Avrupa inovasyon ekosistemindeki stratejik önemini artırmaktadır.
Prosedürel Gelişmeler:
2025 yılında prosedürel anlamda yapılan değişiklikleri de değerlendirdiğimizde patent sistemlerinde süreçlerin daha hızlı sonuçlanması, sayı artışından ziyade daha kaliteli patentlere yönelimi desteklemeye yönelik düzenlemeler yapıldığı ve özellikle dijitalleşme, kullanıcı deneyimi ve operasyonel verimlilik alanlarında düzenlemeler yapıldığı gözlenmiştir.
EPO, Stratejik Plan 2028 kapsamında dijitalleşme adımlarını sürdürmüş; 1 Ocak 2025 itibarıyla akıllı kart uygulamasını kaldırarak iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ve MyEPO platformu üzerinden merkezi erişim modeline geçmiştir. MyEPO’nun kapsamı genişletilmiş ve kullanıcıların portföy yönetimi ile çeşitli idari işlemleri doğrudan sistem üzerinden yürütmesi mümkün hale gelmiştir.
ABD’de USPTO, süreçleri hızlandıran ve daha disiplinli bir başvuru rejimi oluşturan reformlar uygularken; Çin, başvuru teşviklerini kaldırarak kalite odaklı yaklaşımını güçlendirmiştir. Japonya ise hızlı inceleme odaklı ve seçici patent politikasını sürdürmüştür. Genel olarak, küresel patent sisteminde dijitalleşme ve kalite odaklı dönüşümün hızlandığı görülmektedir.
Sonuç:
2025 yılı, patent ekosisteminde teknolojik dönüşüm ile yapısal değişimlerin eş zamanlı ilerlediği bir dönem olmuştur. Yapay zekâ, kuantum ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojiler öne çıkarken, SEP/FRAND alanında düzenleyici belirsizliklerin devam ettiği, buna karşılık yargısal içtihatların yine belirleyici rol oynadığı görülmüştür. Prosedürel düzeyde ise dijitalleşme ve kalite odaklı yaklaşımın küresel ölçekte güç kazandığını görmekteyiz.
[2] https://www.judiciary.uk/wp-content/uploads/2025/03/Tesla-v-InterDigital-6-March-2025.pdf
[3] https://www.judiciary.uk/wp-content/uploads/2025/05/Optis-v-Apple-public-judgment-CA-2024-000695.pdf